İbni Sina Kimdir?

Kendi tarih ve kimliğini bilmeyen bulnun şuğrunda olmayan hiçbir kültürün anlamı yoktur. İbni Sinayı ne kadar tanıyoruz . İbni Sina Kimdir?

Günümüzde İbni Sina

Dante on dördüncü yüzyılda yazdığı ünlü ilahi komedi oyununda onun adına yer verdi. Doktorların doktoru diye anılan İbni Sina’nın Buhara müzesi önünde İran’da ve Ankara Üniversitesi’nde heykeli var.

Paris Üniversitesi Tıp Fakültesinde portresi asılı. Ay üzerinde bir kratere İbni Sina kriteri adı verildi. İran’da İbni Sina Üniversitesi Tacikistan’da İbni Sina Tacik Devlet Tıp Üniversitesi, Hindistan’da Orta Çağ tıp bilimleri İbni Sina Akademisi, Pakistan’da İbni Sina Tıp Fakültesi, Afganistan’da İbni Sina Belh Tıp Fakültesi ve Ankara Üniversitesi’nde İbni Sina Hastanesi yer almaktadır.

Adina yapilan eserler İbni Sina Kimdir? Sorusuna kısaca cevap olsa da tabiki yeterli degildir.

Çeşitli ülkeler İbni Sina’nın anısına madalyon para zarf ve pul bastırdı. En son 2013’te Hekim adında İbni Sina yı anlatan bir film yapıldı. İzlemenizi tavsiye ederim.

1. İbni Sina Kimdir? Sorusuna En Güzel Cevap Tıbın Kanunu Kitabı!

İbni Sina’ya Dünyada bu kadar önem verilmesinin en büyük sebebi tıbbın kanunu adlı eseri. İbni Sina’nın Tıbbın Kanunu kitabı dünyada Tıb’ın ve bilimin gelişimi önemli payı vardır.

Tıbbın kanunu kitabı 4 taa bölüm ve bir ek ile birlikte 5 bölümden oluşur 1. Kitabı anatomi ve kurucu hekimlik 2. kitabı basit ilaçlar 3. kitabı Patoloji 4. kitabı ilaçlarla ve cerrahi yöntemlerle tedavi 5. kitabı çeşitli ilaçlar terkipleri ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer verir.

İbni Sina’nın Batıdaki Etkileri

Tıbbın kanunu kitabı batıda 18. yüzyıla kadar Tıp okullarında temel kitap olarak okunmuş ve doktorların Doktor olmadan önce dekan huzurunda yapılan son sınavları İbni Sina’nın tıpın kanunundan yapılmıştır.

Batıda etkisi o kadar büyüktür ki eski Latince baskılardan birinde İbni Sina; Hz İsa ve Hz Meryem’in arasında resmedilmiş. Brüksel tıp fakültesinde İbni Sina seminerlerine ise ancak 1902’de son verilebilmiş, Orta Çağ’da İbni Sina’ya atıf yapmadan neredeyse tek paragraf yazılamazmış bunun bir sonucu olarak İbni Sina ve diğer Arabistan’ın Latince Tıb’a soktuklukları Arapça terimleri ayıklamak için özel bir komisyon kurulmuş, buna rağmen tam olarak kayıtlı olmaları mümkün olamamıştır.

Bugünkü Harrison’un çağdaş hiç hastalıkları kitabının son baskısı 6 editör liderliğinde 260 civarında dünyaca ünlü uzman tarafından yazılmış içinde 2.600000 kelime olduğu hesaplanmıştır. İbni Sina’nın Tıbbın kanunu kitabı ise 1 milyondan fazla kelime içerdiği gibi çoğu zaman Kale zindanlarında mum ışığında ve herhangi bir başvuru kaynağına bakma imkanı bulamadan yazmıştır.

İbni Sina’nın Buluşları

Büyük tıp kuramcılarından Osler’e göre tıbbın kanunu kitabı 20. yüzyılda dahil olmak üzere tıbbın gelmiş geçmiş en büyük kitabıdır. Tıp ilk kez bu kitapta Temel ve klinik bilimler olarak ayrılmıştır. Kitapta Çocuk Psikiyatrisi bölümü ve bugün için bile kullanılır durumdaki ilaç takiplerinin yer aldığı bir farmakoloji eki de yer almıştır. Karaciğer, sinir, cilt, kan hastalıkları konuları verdiği bilgiler ve işleniş biçimi günümüz tıbbına yol göstermiştir.

Tıbbın kanununda kalp hastalıkları ağrı ve nabız konularında bilgilerde vardır. 22 nabız türü ve bunların hangi durumlara işaret ettiğini çok ayrıntılı ve doğru biçimde anlatmıştır.

İbni Sina Bu kitapta 15’e yakın ağrı türlü tarif etmiş Kesici delici, batıcı, ezici gibi bunların anlamlarını da kaydetmiştir. Bilindiği kadarıyla tıbta ilk kez gözle görülemeyen havaya suyu yoluyla bulaşan mikropları hastalık yapacak küçük canlılar diyerek mikropların varlığından bahsetmiş o güne de karıştırılan çiçek ile vebayı cüzam ile fil hastalığını, akciğer iltihabı ile akciğer zarı iltihaplarını birbirinden ayırarak farkları göstermiştir.

Humma hastalığı nedenlerini ve çeşitlerini anlatmış çevresel kişisel besinsel irsi ve bunun gibi etmenlerin hastalıklar ve seyirleri üzerindeki rollerini ayrıntılı olarak anlatmıştır. Nörolojik ve psikiyatri hastalıkları birbirinden ayrılmış psikosomatik hastalıkların nedenleri üzerinde durmuştur.

Menenjiti özgür bir hastalık olarak tarif ederek Ulktaş şeklinde isimlendirilmiştir. Ve hastalığı tarife tamimiyle doğrudur. Birçok tıbbi cihaz ve uygulama geliştirmiş çoğunun önemi anlaşılamamış kimisi kaybolup gitmiştir.

Günümüz tıbbının gündelik uygulamaları arasında en çok kullanılan malzeme olan kate-terler onun buluşudur. Tedavide beslenmenin niteliği üzerinde son derece ayrıntılı biçimde durmuş hastalıklarla beslenme özellikleri arasında doğrudan ilişki kurulmuş. Dinlenme egzersiz seçilmiş bazı vakalar için hacamat laman terletme uygulamaları önermiştir.

Nörolojinin kurucuları arasında gösterilen ünlü Hollandalı Doktor SYLVIUS un Opera Medica adlı yapıtındaki hareket bozuklukları bahset satır satır İbni Sina’nın topun kanunu kitabından alınmıştır.

Tarihte ilk kez İbni Sina Periferik sinir yaralanmaları nın cerrahi olarak onoralabileceğini anlatmış ancak bunu uygulamak 16. yüzyılda mümkün olmuştur.

Leonardo Da Vinci’nin notlarındaki birçok fikride İbni Sina da görüyoruz. Özellikle Da Vinci’nin anatomisi İbni Sina Çok benzemektedir. Sina’nın bulduğu ve ayrıntıları ile şekillerini çizdiği çıkrık, kaldıraç, kama, palanga sistemlerini buna ne ekleyebiliriz. Descartes’ın meşhur dualitesi de tamamiyle sinadan çalınmış. Da Vinci’nin yazılarında İbni Sina’dan alınmış Arapça terimleri rastlanır. Ama o da aynen Descartes ve diğerleri gibi tepe tepe kullandığı fikirlere asla atıf yapmamıştır.

İbni Sina musiki hakkında yazı eserinde ses perdeleri, duraklar, diziler, ritmler hakkında makaleler de kaleme almıştır. Çok seslilikle ilgili tamamen yeni açıklamalar yapmış harf ve işaretlerle ilk kez noktalama düzeni geliştirmiştir.

İbni Sina’nın Tıbbın Kanun adlı eseri Latince baskılarından biri Muhtemelen 1187 de çevrilmiş. İbni Sina’nın Latince’de Avicenna olarak tanınmasının nedeni ise tercümanların daha çok yahudi olmaları ve İbranice İbn’in karşılığı olarak Aven’in konulmasıdır.

İbni Sina hakkında en çok merak edilen konulardan biri ise Türk olup olmadığıdır. İbni Sina’nın Hamedan’daki mezarından çıkan kemikleri yeni anıt mezara taşınırken Sovyet kriminal antropologların-ca incelenmiştir. Kafatası 57 yaşında sağlam yapılı eksiksiz dişleri olan güçlü burunlu bir kişiye aittir. Diğer ayrıntılı antropolojik özellikler. Kafatasının Turan’i bir ırka mensup olduğunu göstermiştir. Ayrıca İbni Sina’nın eserlerinde Türk halklarının geleneksel sosyal özellikleri çok iyi bildiğine dair sayısız işaret ve bölümler vardır. Kısrak sütünu bilmesi çiçek hastalığı bahse sık sık Türk halk tababeti ilaçlarından bahsetmesi tutmaç gibi bugün de bilinen Türkmen yemekleri zikretmesi bazı örneklerdir.

İslam dünyasındaki 5 büyük hadis toplayıcısından üçünün Türk olması bile Arapçanın o dönem ki etkisini gösterir. Miladi 983 984 de Doğan 21 Haziran 1037 vefat eden İbni Sina Türk’tür.

17 Ağustos 23 Ağustos tarihleri arasında İbni Sina haftası her yıl kutlanmaya başlanmıştır. Tıp alanında bilimsel araştırma yapan yetenekli gençlerimiz arasından yeni İbni Sinalar çıkması dileğiyle İbni Sina haftanızı kutlarım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz